12 Mayıs 2011 Perşembe

adım gurbet

yollara inat yaşıyorum ben... adım gurbet. hızlı adımlarla değil yavaş yavaş tüketiyorum asfaltları... sindire sindire yürüyorum! bazen ciğerimi yakıyor o acı zift kokusu acılarımla beraber... bazen tertemiz bir su pınarına götürüyor beni mutluluklarıma dair...
dedim ya sindire sindire, asla hızla değil... yıllarımı verdim yollara belki daha da vereceğim hesapsızca...
isyanlarım oluyo çoğu zaman kimsenin duymadığı... adını söyleyemediğim sevgiler yaşıyorum bilmesinler diye...rüyalarımda gidişim var genelde sonu kabusa dönüşen... yüzler hep büyümüş bakıyor bana buralarda... küçük kimse yok sanki, büyümüş doğuyo herkes kimbilir... çığlıklarımı geceyle paylaşıyorum, yıldızlar özlediklerim oluyo... onların yerine sarılıyorum şarkıları çoğu hüzün kokan... sabrım var evet yaşayabildiğime göre uzun bi süre ait olmadığım bir yerde bana çok yabancı olan ama hiç yadırgamadığım insanlarla...
gurbet zor evet ama en az onun kadar zor olan ne biliyor musun "o anları yaşayamamak"...
dedim ya sindire sindire... yollara... yollarda...

8 Mayıs 2011 Pazar

İyki varsın kuzummm

Simay'ımmm ay gibi parlak kuzumm. 3 yıldır benimlesin bu guzel günde. İlk anneler gunümüzde Allahımın büyük bir armaganiydin bana meleklerin icinden. Elimden geldiğince mutlulukla besledim seni icimde. Şarkılarım hep sanaydı, her nakarat senle başlardı. Cok ismin oldu ama hiçbirisi bu kadar yakışmadı sana. İkinci anneler gunümüzde 7,5 ayliktin ve "anne" kelimesi bu günden cokk önce ben "baba" yi öğretmeye çalışırken çıka gelen en Guzel armağandi senin dilinden. "ann-ne" dedin. Nasılda bekliyormusum bu kelimeyi o an farkettim. Ve bu yıl 3. Yılımızda 19. Ayın bitti. Cok guzel sohbetler ediyorsun benimle. Kahvaltıdan sonra "olsun" dedin bana. Baban öğretmiş banyoda ellerini yikarken bugün anneler gunu anneye "anneler gunün kutlu olsun" de diye. Sense gelip "olsun" dedin. Ama dunyaları getirdin sanki kalbime. Bugüne özel benle doluydu tüm tüm sözlerin. Zaten benimle cok bütünsün ne mutlu bana ki. Ama bugün bı başkaydin annecim. Şimdilik baban yazıyo senin yerine kutlama notlarını ve yalnız seciyo bana vereceğiniz hediyeyi. Âma en büyük hayali senle beraber 'hediye seçip, sabahına beraberce kahvaltı hazırlayıp, beni kaldırdığınız' günlerin gelmesi.
Ve hayatımda o boncuk boncuk gözlerinle ve tatlı dillerinle SEN ve en büyük destegi ve sevgisiyle BABAN varya, ben dunyanın en MUTLU ve ÖZEL ANNESİYİM. iyki varsın varsınız. Sizi cookkkk seviyorum

5 Mayıs 2011 Perşembe

güzel gözlüm

nasıl bişeysin annecim sen ya... baktıkça bakasım kokladıkça hiç doymayasım geliyo seniiiiiii. en büyük sıkıntı bile senle olunca uçup gidiyo aklımdan... ilk defa dün akşam sebahat babannenin kötü durumu yüzünden sadece yatarken beraber olabildik seninle. sende bende alışık değildik böyle bi duruma ve uykumuza yansıdı zaten.



sen gece saaat başı kalktın yine, gitmeyelim dedin sıkça ve anne diye sılanıp beni çağırdın her defasında yüksek sesle. benimse rüyalarım senle doluydu, yoğun bir şekilde... anlam veremediğim...



Allahım bizi birbirimizden ayırmasın inşallah... çoğu zaman sensizken kaza yapmaktan korkuyorum. bana bişey olursa nasıl dayanırım diyorum sürekli... bu düşünce bi türlü terketmiyor beynimi, ölüm çok zor geliyo sen olduktan sonra... ki ben ölümden korkmazken...



neyse aşKuzum sen var ya sennnnnnnnn hayatsın başka bişi diiilllllll



3 Mayıs 2011 Salı

Allahımın izniyle teyze diyecek "güzelliğe" dair

ne güzel bir kelime gelirdi bana taa küçüklüğümden beri "teyze" lafı. ama öyle sokakta gördğümüz komşu teyze, hanım teyze gibi hayatımıza arada bir giren kavramlardan olmayanı... gerçek olanı birebir yıllarca yaşananı :)
2-2,5 hafta önce öğrendim dünyaya merhaba demeye niyetin olduğunu... ve bugün annecikle babacığa kalbinin sesini dinletebildin... demek böyle birşeymiş teyze olmak. şimdiden heyecan içindeyim.
önce cinsiyet belirlemeye çalıştım senin için kafamda; kız mı olmalıydın acaba aşKuzuma simay'ıma arkadaş, yoksa erkek mi iyi bir sırdaş. sonra vazgeçtim ikisinden de hayırlısıyla eli ayağı düzgün hayırlı bir evlat ol da inşallah gerisi farketmez...
sonra isimler beğendim sana değişik değişik ama hiçbirini yakıştıramadığım hala devam etmekteyim ya bu oyuna. dur bakalım nolcak...
sonra kıyafetler oluşturdum kafamda hemen şunları şunları almalıyım diye, sanki biri kovalıyor ya beni... heheheeee. ama sölemeliyim ki her kıyafet sana çokkkkkkkkkk yakıştı.
yani diyeceğim şu ki ufaklık TEYZE liği bana yaşatacaksın ya inşallahhh, seni çokkkkkkkkk seviyorum...
ilknur

27 Nisan 2011 Çarşamba

yine sana

canımmm, nur yüzlümmmmmm
bugün nisan ayının 27si. simayım doğalı 19 ay bitti. hiç yalnız bırakmamıştın bizi bugüne kadar. her ayın 27sinde mutlaka çalardı telefonun o tiz sesi. ve sen olduğunu bilirdim hep, o'dur derdim ananemdir. Bir sen hiç unutmadın ay dönümlerini aşkkuzumun. nerden bilirdim ki telefonun çalmayacağı günlerin bu kadar yakın olabileceğini.
bugün çalmadı ananem telefon, senin o huzur veren sesin "canım kızım" değişin duyulmadı. biliyorum unutmamışsındır yine de imkanın yoktur belki aramaya oralardan ne de olsa oranın teknolojisi farklı buradan.
hiç unutmadın simayımı ve son konuşmamızda "büyük anane" diye bağırdı meleğim sana ve duydun sende o muhteşem sözü. "bana büyük anane" dedi diye anlatıyormuşsun herkese...tek tesellim o şimdi. hiç unutturmayacağım seni Ona.
biliyo musun simay büyük anane gitti diyorum sıkça sımsıkı sarılarak, ne diyo bana biliyo musun "ya". anlıyor gibi beni tıpkı senin anladığın gibi...
neyse ananem iyki senin gibi bir ananem vardı, iyki vardın hayatımda iyki...

20 Nisan 2011 Çarşamba

sevdiği şeker

hiçbir ölüm vaktinde olmuyor aslında. vedanın zamanı da olmuyor. gelmiyor veda vakti bir türlü, bitmesin istiyorsun beklediğin süre. biraz daha uzasın biraz daha biraz daha. ama olmuyor... asıl gerçeğe giden o yolda dönüş mümkün olmuyor. geriye sadece sevgisi, hatırası, gülüşü, bakışı ve gittikçe silindiğini sandığın o iç sızısı kalıyor. ama silinmiyor aslında hatta artarak devam ediyor kalbinin derinliklerinde bir yere kendini gizleyerek.
ve hiç beklemediğin bir anda aldığın koku onun yaptıklarını hatırlatıyor. işte o zaman açığa çıkıyor bittiği sandığın. hıçkırıklar yine boğazında, gözyaşların sınır tanımıyor. en sevdiği şeker tesellin olur sanıyorsun... kakaolu yuvarlak top olanlardan ve dikdörtgen içinden süt taşanlardan. kakao onun gözleri olup karşına çıkabiliyor mu, ya hissettiğin o süt tadı onun tenini andırıyor mu?...oluyor mu?
hayır...

18 Nisan 2011 Pazartesi

Sonsuza giden yolda ananeme elveda

Hızlı başlayıp hızlı biten blog hayatıma böyle üzüncü bir yazıyla başlayacağımı bende tahmin etmezdim. Tam tamam artık yeniden bloguma döneceğim derken, bir acı burktu yüreğimi. Yüreğimde acı gözlerimin önünde bir bir hayaller, nasıl olacağını sordum kendi kendime. Ölüm Allahın emriydi evet, peki ya sevdiğin o sesi bir daha duyamayacağını bilmenin verdiği acı… işte o anlatılamaz, tanımlandırılamazdı :(
Canımdı birtanemdi o benim, nur yüzlü ananemdi; bende onun kibar kızıydım, sarı papatyasıydım. Şimdi papatya mevsimi olan her nisan onun kokusunu getirecek, rüzgar onun sesini fısıldayacak ve güneş onun o huzur veren bakışlarını yansıtacak gönlüme, içime taa derinliklere.
Sen gittin ya ananem sensizlik çok koyuyor kalbim…
Rahat uyu emi, mekanın cennet olsun…